İçeriğe geç

Duygusal Esneklik… Peki, Nasıl? – 1.Bölüm

Fotoğraf: Prateek Gautam | Kaynak: Unsplash

Duygusal açıdan esnek olmak, zorluklarla veya sıkıntılı durumlarla asla karşılaşmayacağımız anlamına gelmiyor. Yaşamlarında büyük bir travma yaşayan insanlar doğal olarak duygusal bir yıkıma maruz kalır ve acı çeker. Bir çelişki gibi görünse de duygusal esnekliğe uzanan yol, çoğu zaman çekilen bir acıdan başlar.

Sahip oldukları kişilik özelliklerinin bazı bireyleri diğerlerinden daha esnek hale getirebiliyor olması, duygusal esnekliğin yalnız ve yalnız o insanlara has olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, esneklik herkesin öğrenebileceği ve geliştirebileceği yaklaşımları ve davranışları içerir. Bu öğrenme yeteneği, esnekliğin aslında olağanüstü ve ulaşılamaz değil, erişilebilir olduğunu göstermektedir.

Vücudun belirli bir bölgesini güçlendirmek için yapılan egzersizler misali duygusal esnekliği geliştirmek de zamana ve niyete ihtiyaç duyar. Karşılaşabileceğimiz olumsuz, hatta travmatik deneyimler karşısında duygusal açıdan esnek kalabilmemiz ve bu tecrübelerimizden kendi gelişimimiz adına kazanımlar edinebilmemiz için hayatımızda dört önemli unsura yer vermemiz fayda sağlayacaktır: Yakın ve samimi ilişkiler kurmak, sağlıklı ve zinde olmak, yapıcı düşüncelere sahip olmak ve hayatı anlamlı kılacak eylemlerde bulunmak.

İçtenlikle dahil olacağımız ilişkiler kurmak

Travmatik olayların yarattığı acı, kendimizi toplumdan izole etmemize neden olabilir. Yine de bizi önemseyen insanlardan yardım ve destek almamız önemlidir. Çevremizde anlayışlı ve empati sergileyen insanların varlığı da zor zamanlarımızda yalnız olmadığımızı hatırlatacak güçlü bir unsurdur. Bu yüzden duygularımızı anlayabilecek, bizleri esnekliğimizi geliştirmemizde destekleyecek, güvenilir ve şefkatli insanlara yaşamımızda yer vermek hatırı sayılır bir kazanımdır.

İnsanlarla bireysel düzeyde etkileşim içinde olmanın yanı sıra, toplum için değer yaratmayı amaçlayan ve gönüllü hizmet sunan organizasyonlarda aktif görev almanın da sosyal açıdan bize destek ve duygusal esnekliğimizi yeniden kazanmamıza yardımcı olabileceğini göz ardı etmemekte fayda var.

Sağlığımıza özen göstermek

Beden sağlığına dikkat etmek, kulağa günümüzün popüler bir söylemi gibi gelebilir. Yine de “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” atasözünden hareketle zihin sağlığını korumak ve duygusal esneklik oluşturmak için fiziksel açıdan da sağlıklı olmak gerektiği bilinen bir gerçek. Bunun nedeni stresin duygusal olduğu kadar fiziksel nedenlerden de kaynaklanıyor olmasıdır. Doğru beslenme, düzenli uyku, bol su içme ve düzenli egzersiz gibi olumlu yaşam tarzı ögelerini hayatımızda kalıcı kılmak, vücudumuzu strese karşı daha dirençli kılacağı gibi, kaygı veya depresyon gibi olumsuzlukların etkisini de azaltacaktır.

Beden sağlığımızın yanı sıra farkındalık seviyemizi yükseltmek adına uygulayacağımız kimi yöntemler de manevi açıdan bizi sağlıklı kılacaktır. Bazılarımız duygularımızın günlüğünü tutarak kendini tanıma yolculuğuna çıkar. Bazılarımız dua, meditasyon, vb. uygulamalarla hayatın olumlu yönlerine odaklanarak minnet duygusunu pekiştirir. Tüm bunlar bizleri besleyecek ilişkiler kurmaya, umudumuzu ayakta tutmaya yardımcı olduğu gibi duygusal esnekliğimizi yeniden kazanmamıza da destek olur.

Diğer yandan, yaşadığımız bir acıyı, sıkıntıyı alkol ve benzeri keyif verici maddelerle unutmaya çalışmak cazip gelebilir. Bu yaklaşım, derin bir kesiği tedavi etmek için dikiş atmak yerine üzerine yara bandı yapıştırmaya benzer. Yaşanan sorun her neyse, yarattığı olumsuz hissi perdelemeye çalışmak yerine, bu olumsuzluğu yönetmek adına sahip olduğumuz iç kaynaklarımıza yönelmek akılcı bir yaklaşım olacaktır.

[Devam edecek]


Bu yazım ilk olarak 22 Mart 2021 tarihinde Linkedin’de yayımlandı.

https://www.linkedin.com/pulse/duygusal-esneklik-peki-nas%25C4%25B1l-1b%25C3%25B6l%25C3%25BCm-unal-elbeyli

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Teşekkür ederim.