İçeriğe geç

Şans Kimden Yana?

Bir işte veya bir girişimde olumlu sonuç almış biriyle karşılaştığımızda sarf etmiş olduğu emeğin farkında olsak dahi kimi zaman “şansının da yaver gittiğini” düşünmeden edemeyiz.

O kişinin şanslı olduğunu içimizden geçirirken aslında tam olarak neyi kastettiğimizi sorgulamayız. Oysa, bir başarı hikâyesini yalnızca elde edilen sonuç üzerinden değerlendirdiğimizde, o noktaya ulaşıncaya kadar yaşanan süreçteki emeği, zorlukları, hataları, uzun çalışma sürelerini göz ardı etmiş olabileceğimizi aklımıza getirmeyiz.

“Şans” olarak tanımlamayı tercih ettiğimiz bu olgunun en şaşırtıcı yanı sanırım burada karşımıza çıkıyor.

Bir fırsat, onu değerlendirebilecek düzeydeki kişiyle buluştuğunda bu durumu rastlantıya atfedip “şans” olarak tanımlayabiliriz. Peki aynı fırsat, önceden gerekli alt yapıyı oluşturmamış ve gerekli donanıma sahip olmayan birinin karşısına çıksaydı yine aynı sonucu doğurur muydu?

Hayatın farklı dönemlerinde hepimiz beklenmedik fırsatlarla karşılaşırız. Aldığımız bir iş teklifi, tanıştığımız bir kişi, katıldığımız bir etkinlik ya da izlediğimiz bir video… Ancak bu fırsatların her biri herkes için aynı anlamı taşımaz. Çünkü fırsatın karşımıza çıkmış olması tek başına yeterli değildir. Onu fark edebilmek, değerlendirebilmek ve bir fikre dönüştürebilmek için öncesinde bir hazırlığa ihtiyacımız vardır.

Bu nedenle bazı başarı hikâyelerini yalnızca “şans” ifadesiyle açıklamaya çalışmanın yetersiz ve yanlış olacağı kanaatindeyim.

Başarı, çoğu zaman hazırlık ile fırsatın buluştuğu anlarda görünür hâle geliyor.

Fırsatı bir sonuca dönüştürebilmek için yeterli altyapı hazırlığı yapmış olmak, yalnızca deneyim, bilgi ve beceri edinmiş olmak anlamına gelmiyor. Karakterimizi ve düşünme şeklimizi olgunlaştırmanın, değerlerimizin temelini sağlamlaştırmanın daha önemli unsurlar olduğu görüşünü taşıyorum. Dışarıdan bakıldığında fark edilmeyen bütün bu birikimin, uygun zamanda ve uygun şartlar altında görünür hâle gelerek fırsatı bir başarı öyküsüne dönüştürdüğüne tanık olabiliriz.

İnsanlar çoğunlukla yalnızca sonuca tanıklık eder.

Bir sanatçının haftalar, aylar, belki de yıllar süren çalışmasını değil, ödül aldığı geceyi görürüz.

Bir girişimcinin başarısızlıklarla geçen yıllarını değil, şirketini büyüttüğü günü konuşuruz.

Bir yöneticinin kendini geliştirmek için sarf ettiği emeği değil, terfi aldığı anı hatırlarız.

Bütün bu çabanın görünen kısmı başarıdır; görünmeyen kısmı ise kişinin kendine yaptığı yatırımdır.

Biz “şans” kelimesini, tanık olmadığımız ve çoğunlukla da olmamızın imkân dahilinde olmadığı bu yatırım sürecini göremediğimiz zaman mı kullanmayı seçiyoruz?

Bilmediğimiz bir süreci tek kelimeyle açıklama kolaylığına mı kaçıyoruz?

Elbette ki madalyonun diğer yüzünü de görmeye gayret etmek gerekiyor.

Hayatta tüm hazırlıklara rağmen değerlendirilemeyen fırsatlar olabileceği gibi, hazırlıklı olunduğu hâlde hiç karşılaşılmayan fırsatlar da söz konusu.

Bu nedenle başarıyı yalnızca çalışmaya, beceriye ve deneyime; başarısızlığı da şanssızlığa bağlamanın gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı inancındayım.

Hayatın içinde belirsizlik de vardır.

Fırsatların karşımıza ne zaman çıkacağını bilemeyiz ve öngöremeyiz.

Mühim olan, fırsatlar karşımıza çıktığında onları görebilecek ve olumlu sonuçlara kavuşturabilecek bir insan hâline gelmek üzere kendi üzerimizde çalışmış olmaktır.

Kendimize yatırım yapmış olmamız doğal olarak geleceği kontrol etmemize hizmet etmez; ancak karşılaşacağımız ihtimalleri değerlendirme kapasitemizi arttırır.

Bu nedenle “şanslı insan” tanımını yeniden düşünmeye ihtiyaç duyduğumuzu hissediyorum.

Şansı yalnızca rastlantıyla açıklamak kadar sadece hazırlığın doğal sonucu olarak görmenin de eksik bir yaklaşım olacağı görüşündeyim. Yine de görünmeyen hazırlıkların, uygun zaman ve şartlar oluştuğunda görünür hâle gelebildiğini göz ardı etmemek gerektiğine inanıyorum.

Acaba “şans” olarak adlandırdığımız durumların ne kadarı gerçekten rastlantı; ne kadarı ise bizim göremediğimiz bir hazırlık sürecinin sonucudur?

Fotoğraf: Ksenia Chernaya | Pexels

error: Teşekkür ederim.