İçeriğe geç

DUR… BAK… DİNLE… GEÇ

Demiryolu hemzemin geçitlerinde sürücüler için bir uyarı levhası bulunur. Üzerinde “DUR, BAK, DİNLE, GEÇ” yazar. Hemzemin geçit ister kontrollü olsun ister kontrolsüz bu uyarı levhasını görmek mümkündür.

Demiryolu ile karayolunun kesiştiği noktalarda tren gelirken geçişi kapatan otomatik bir bariyer olsa da sürücüler tedbiri elden bırakmaz. Taşıtlarını geçitte durdurur, her iki yöne bakar, olası bir tren sesini duymak için kulak kabartır, ardından da rayları aşarak yolun diğer tarafına geçerler.

Trafikte olası bir felaketi önlemek amacıyla alınan bu tedbirin bir benzerini günlük hayatımızda anlık uyanan hislerimizi kontrol altında tutmak; karşılaştığımız bir olay, durum, işittiğimiz bir söz, muhatap kaldığımız bir davranış karşısında duygularımızın farkında olup onları yönetebilmek adına da uygulamamızın mümkün olduğu görüşündeyim.

Hislerimizin (şu anda ve burada olan) ve duygularımızın (geçmişin hafızasını barındıran) farkında olmak bizi onların güdümüne ve insafına bırakmaz. Yaşadığımız duyguları elbette ki seçemeyiz. Ancak, onların düşüncelerimize ve davranışlarımıza nasıl yansıyacaklarını seçmek bizim elimizde. Bizler, insan olarak davranışlarımızın neticelerini idrak edebilen ve onların sorumluluğunu üstlenebilen varlıklarız. Özetle öz denetim yapabilen canlılarız. “Duygularımın esiri oldum,” deme ayrıcalığımızın bulunmadığının antropolojik kanıtıdır aslında bu.

DUR, BAK, DİNLE, GEÇ” benzeri bir yaklaşımı hayatımıza şu şekilde yansıtmayı denesek sonuçları sizce nasıl olurdu?

DUR: Sakin ol; hemen tepki verme; içinde bulunduğun durumu gözlemle; neler olduğunu anla.

DÜŞÜN: Durumun senin için yarattığı sorunun ne olduğunu gör; bunun sana ne hissettirdiğini kendine söyle; içinde uyanan duygunun/duyguların tetiklediği düşüncelerin farkına var.

DEĞERLENDİR: Sorunu çözmek için seçeneklerin neler; bunların olası sonuçları seni nereye ulaştırır, karşılaştır; gelecekteki sonucunu dikkate alarak seçeneklerin arasından en iyi olanı belirle.

DEVAM ET: Yaptığın seçime en uygun davranış şeklini tayin et; davranışlarını hayatına yansıt; sonuçlarını gözle; gerekiyorsa davranışlarını gözden geçir.

Birey olarak dingin bir yaşam sürmenin toplumsal huzuru da beraberinde getireceğine inanıyorum. Dinginlik ise başta duyguları olmak üzere insanın bütünüyle denge halinde olmasıyla mümkün. Duygusal denge halinde olan kişi davranışlarında da dengeli olacaktır.

Davranışlarımızın zamanla alışkanlıklarımıza dönüştüğünü, alışkanlıklarımızın da karakterimizi şekillendirdiğini düşünürsek…

“DUR… DÜŞÜN… DEĞERLENDİR… DEVAM ET”

Fotoğraf: Jad Limcaco | Unsplash


Bu yazım ilk olarak 5 Nisan 2021 tarihinde Linkedin’de yayımlandı.

https://www.linkedin.com/pulse/dur-bak-dinle-ge%25C3%25A7-unal-elbeyli/

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Teşekkür ederim.