Fotoğraf: Reuben Teo | Kaynak: Unsplash
İnsanın bir işte, bir alanda, bir konuda ustalık kazanması, öğrendiklerini edimlerine yansıtması; yaptıklarını kendi başına ve ne yapıyor olduğunun farkında olarak yapması anlamına geliyor.
Ustalık yolunun üç temel kilometre taşı var.
Ustalık kendi başına bir düşünce yapısıdır. İnsanın sahip olduğu inanç kalıpları kendisinin neleri başarabileceği yönündeki algısını şekillendirir. Benzer şekilde, kişinin kendisine ve yeteneklerine bakış açısı da deneyimlerini yorumlama biçimini belirler. Bu yaklaşım, bireyin yapabileceklerinin sınırlarını bizzat kendisinin belirliyor olması sonucunu doğurur.
Kazanıldığında sona erecek bir oyun hayal edelim. Böyle bir oyunda doğal olarak galip gelerek oyunu sonlandırmaya odaklanmış bir oyuncu olacak ve oyun eninde sonunda bitecek. Oyunun sınırları bellidir: Bir sonu ve bir de kazananı olacaktır.
Şimdi, bunun tam tersinin geçerli olduğu, oyunun kazanılarak sona ermediği bir durumun hayalini kuralım. Burada amaç, oyunu oynayarak devam ettirmektir.
İşte ustalık biraz böyle bir şey. Sınırlarının içerisine hapsolmayıp aksine oyunun sınırlarıyla oynayabilenler, böylelikle de oyunlarını sürdürebilenler ustalığa yaklaşıyor olacak.
Ustalık zahmete katlanabilmektir. Bir şeye emek veriyor olmak hayatı anlamlı kılan bir eylem. Emek veriyor olmak, uğrunda çalışılan her neyse değerli görüldüğünün ve ona özen gösterildiğinin ifadesi. İnsan değer verdiği şeyler uğrunda çalışmaya kendini adamayı bilmeli. Diğer türlü, sürdürdüğü yaşamın varoluşsal açıdan fakirleştiğini görmesi muhtemel.
Kişinin çalışma azmine ve disiplinine sadık kalması, amacını ıskalamaksızın performansını iyileştirmeye odaklanmasını beslediği gibi kendisine yeni amaçlar edinmesine de olanak sağlar. Amaç da ustalık yolunda her zaman bir gün öncesine kıyasla bir adım öteye gidebilmek.
Ustalık bir asimptota* benzer. Ustalık sürekli yaklaşılan; yine de sürekli uzağında hissedilen bir erim gibidir. Ufka doğru seyreden bir geminin o ufka bir türlü erişememesi misali orada olduğu görülen, ama bir türlü varılamayan…
Asla ulaşılamayacak gibi görünen bir yere yapılan yolculuğun insanda hayal kırıklığı ve yılgınlık yaratması beklenebilir. Yine de ustalık yolunun barındırdığı tılsım, üzerinde yürüyeni rotasında tutmaya devam eder.
Mutluluk erime varmaktan çok yolda olmak; ustalık ise o yolu bıkmadan usanmadan yürümek.
(*) Asimptot: Matematikte sonsuza giden bir eğrinin çeşitli noktalarının gittikçe yaklaştığı başka bir eğriyi veya doğruyu ifade eden terim (TDK).
Ünal Elbeyli, ACC
Bu yazım ilk olarak 11 Ocak 2021 tarihinde Linkedin’de yayımlandı.
https://www.linkedin.com/posts/activity-6754286134114717696-9mX3
